Renault

enault, Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Fransa’nın en önde gelen otomotiv üreticilerinden biridir. Her ne kadar Renault desek de günümüz itibariyle şirket kendi markası Renault dışında birçok otomotiv şirketi ile de etkileşim halinde olması nedeni ile Renault Gurup olarak anılmaktadır. Fransa’nın çok uluslu şirketlerinin başında gelen Renault, resmi olarak 19. yüzyılın son yılında kurulmuştur. Başka bir ifadeyle 1899 yılında kurulan Renault, Fransa’nın Peugeot ile beraber en eski otomotiv şirketlerinden biri kabul edilir. Şirket çok büyük bir küresel güç haline gelmiştir ve dünyanın birçok bölgesine araç ihracatı gerçekleştirmektedir. Otomotiv sanayinin birçok yan ve alt kolunda da faaliyet gösteren Renault, bu anlamda binek araçtan tutun da minibüse, tanka, otobüse, traktöre kadar birçok çeşitli farklı türde araç üretimi gerçekleştirmektedir. Neredeyse 120 yıllık bir otomotiv tecrübesine sahip olan Renault, bu anlamda Avrupa’nın en önde gelen şirketlerinden biridir. Tam bir aile ürünü olan Renault, adını kendisini tasarlayan Renault ailesinden alır. Şirketin kurucuları arasında 3 önemli isim bulunur. Bunlar Louis Renault, Marcel Renault ve Fernand Renault’dur.

Dünyanın birçok ülkesine otomotiv ürünü ihraç eden Renault, Fransa’nın en büyük ekonomik güçlerinden biri konumundadır. Günümüz itibariyle Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi devasa ülkeleri bir kenara koyacak olursak Renault tam 118 ülkeye ürün satmaktadır. Bu çok etkileyici bir sayıdır. Otomotiv sektöründe her türden araç üreten Renault, yıllık 52 milyar avroluk bir gelire sahiptir. Bu gelirin yüzde 6,5’luk kısmı net kardır. Şirketin asetleri hesaba katılacak olursa şirketin değerinin 200 milyar avrodan çok daha fazla olduğu düşünülmekte. Şirketin yüzde yirmiye yakın bir hissesi devlete aittir. Ayrıca Nissan’la da hisse bağlamında ortaklığı bulunmaktadır. Dünyanın en büyük ticari şirketlerinden olan Renault, küresel bir marka olarak dünyanın birçok noktasında çalışana sahiptir. Tüm bu çalışanlar nazara alındığı vakit, şirketin istihdam kapasitesi 128 bin kişidedir. Başka bir ifadeyle günümüz itibariyle 128 bin kişiyi istihdam eden Renault, çok büyük bir küresel güç konumundadır. Birçok şirketle ortaklığı bulunan Renault, Nissan, Dacia gibi sektörde faaliyet gösteren diğer önemli firmalarından hissedarı konumundadır. Nissan’ın yüzde 43,4’lük hissesi Renault’a aittir. Dacia da 99,43’lük hisse ile Renault’nun malıdır.

Dünya çapında bir marka olan Renault, satışlarının yüzde 50’den fazlasını Avrupa dışındaki ülkelere yapmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde ortaklıkları bulunan Renault, özellikle Nissan ile kurduğu hukuki ilişki ile dikkatleri çekmektedir. Bu birliktelik dünyanın en büyük 4 birlikteliği arasında yer alır. Türkiye’de de ortaklığı bulunan Renault, Oyak ile hukuki birleşme yaşamıştır. Oyak- Renault olarak anılan şirket Türkiye pazarı ve diğer pazarlara araç üretmektedir.


1969 yılında Renault markalı otomobillerin Türkiye’de üretilmesi amacıyla kurulan ve bugün faaliyetini Oyak’ın %49 ve Fransız Renault Grubu’nun %51 payı ile sürdüren Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, yıllık 360 bin otomobil ve 750 bin motor üretim kapasitesi ile Renault’nun Batı Avrupa dışında en yüksek kapasiteye sahip üretim tesislerinden biridir. Renault marka binek araçların, motorlarının ve başta vites kutusu olmak üzere diğer mekanik parçalarının üretimini ve ihracatını gerçekleştiriyor.

Oyak Renault, yarım asıra uzanan köklü geçmişi ile Türkiye tarihinin en başarılı uluslararası doğrudan yatırımlarından biridir.

Karoseri Montaj ve Mekanik Şasi Fabrikaları ile bir Uluslararası Lojistik ve bir ArGe Merkezi’nden oluşan Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, Renault-Nissan Grubu’nun dünya çapındaki 36 üretim merkezinden biridir. Oyak Renault’un ürettiği otomobil ve mekanik aksamlar Renault-Nissan Grubu’nun faaliyet gösterdiği 60’dan fazla ülkeye ihraç ediliyor. Ayrıca Oyak Renault Bursa Fabrikası, tam kapasiteyi hedefleyen üretimiyle Renault-Nissan Grubu’nun verimliliği ve performansı en yüksek üretim merkezlerinden biri olma özelliğine sahip.

Renault Grubu içerisinde stratejik bir konuma sahip olan Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, çalışanlarına ve üretim tesislerine, yatırımlarını kurulduğu günden bugüne aksatmadan sürdürürken Türk Otomotiv Sanayisi’nde ise üretimde ve ihracatta 17 yıldır liderliği elden bırakmıyor.

Türkiye-Fransa iş birliğinin en iyi örneklerinden biri olan Oyak Renault, performansını her geçen yıl güçlendirerek faaliyetlerine başarıyla devam ediyor.

Renault marka otomobilleri, çevrenize baktığınızda hemen görürsünüz; hem de eski modellerinden en son modellerine kadar. Adeta peynir – ekmek gibi satan bir otomobil markasıdır. İşte bu otomobil markasının, maceralarla, birincilikler ve araba dünyasının ilkleriyle dolu bir hikayesi bulunuyor. Louis Renault ve kardeşlerinin ürettiği otomobilin başarı hikayesi sizlerle: Renault çıkardığı yeni modellerle hemen tutulan bir otomobil markasıdır diyebiliriz. Hatta biraz geriye gidecek olursak; eski polis arabalarının Renault 12‘lerden olduğu zamanları bilenler vardır. Bilmeyen birkaç eski Yeşilçam filmlerine bir göz atsınlar. Bu filmlerde polis arabaları bir yana, zengin delikanlıların altında bile görürsünüz Renault marka arabaları. Şimdilerde genellikle orta sınıf için üretilmiş bir araba olarak görülse bile tarihinde birçok ilke imza atan, çılgın fikirleri hayata geçiren kardeşlerin başarı öyküsü yatar.

Renault, başta Louis olmak üzere 3 kardeşin meraklı yapısının ürünüdür. 1877 yılında Paris’te varlıklı bir ailenin beyzade oğlu olan Louis Renaultatmıştır temellerini. Babaları oldukça iyi bir gelire sahip olan yün taciridir. O dönemin babalarından farklı olarak çocuklarına Latince veya diğer dilleri öğrenmeleri için baskı yapmaz. Hangi işi yapacakları konusunda yönlendirme ve herhangi bir dayatmada bulunmaksızın istediklerini yapar.

Döneme göre oldukça şanslı görebileceğimiz Louis Renault, makinelere oldukça meraklı bir çocuktur. 5 yaşındayken istasyona koşarak lokomotifleri, onların buhar kazanlarını, pistonlarını, bacalarını ve her ince ayrıntısını inceler. 15 yaşına geldiğinde ise motorlu arabalara merak salar ve harçlıklarını biriktirerek 0,75 beygir bir De Dion Bouton marka araba alır. Elbette binmek dışında bu arabanın hemen her yerini söker ve inceler.

De Dion Bouton marka otomobiller faytondan bozmadır ve adeta her yeri toplama bir şekilde yaratılmıştır. Kont Albert De Dion ve Georges Boutonisimli iki kişi tarafından üretilmişlerdir. Amaçları, oldukça ucuza mal edilmiş bir araba üretmek ve en alt kesimden en üste kadar herkese satabilmektir. Ama ikili, bu amaçlarında başarıya ulaşamazlar ve umduklarını bulamazlar. Arabanın kaderi ise daha sonra Louis Renault ve kardeşleri tarafından değiştirilecektir.

Renault Voiturette İsimli İlk Otomobilin Üretilmesi

  Louis Renault aldığı De Dion Bouton marka otomobili, aldığında araba üretmek gibi bir fikri yoktur. Yalnızca onu eski bir garaja atarak kardeşleriyle birlikte nasıl geliştirildiğini öğrenmeye kafa yorarlar. Daha sonra Paris Billancourt’ta bulunan eski garajda Louis ve kardeşleri, bu arabayı yeniden imal ederler. Otomobile birçok ilave yaparlar ve Renault’un ilk minik otomobili “Voiturette” ortaya çıkar.

Louis Renault ve kardeşlerinin ürettiği Voiturette isimli otomobil, 24 Aralık 1898 yılında sokaklarda görülmeye başlanır ve hemcinslerinin aksine % 13 eğimli yokuşları çıkabilmektedir. Voiturette, 3 ileri – 1 geri vitesli mekanik dişli ile üretilir ve büyük yankı uyandırır. Aynı zamanda motorun gücü, kayış ve zincir yerine; bir mil yani şaft ile doğrudan arka dingile aktarılarak kazanılmıştır. Bu şekilde, daha verimli ve sessiz çalışan bir otomobil üretilerek dikkatleri üzerlerine çekmişlerdir.

Daha Güçlü Renault Motorların Üretimi

  Louis Renault henüz 21 yaşındayken kardeşleri Fernand ve Marcel ile “Renault Freres” şirketini kurarlar. Voiturette sonrasında Renault kardeşler, daha güçlü ve devirli motorlar üretmek isterler. Bu nedenle jeneratör sistemlerine el atarlar ve bu şekilde getirdikleri yeniliklerle adeta bir devrim yaratırlar.

1899 yılında 170 kilometreden oluşan Paris – Trouville arasında düzenlenen bir yarışa katılırlar. Ürettikleri özel otomobille bu yarışı rahatça kazanırlar. Elde ettikleri bu başarı sonrasında kurdukları şirketin kapısı çalınmaya başlar ve oldukça fazla sipariş almaya başlarlar. Babaları, 8 bin İngiliz sterlini verir ve bu para onların zirveye ulaşmaları için oldukça fazla bir miktardır.

Louis Renault hiçbir zaman tamam şimdi oldu demeyen ve sürekli daha mükemmeli yaratma amacında olan biridir. Bu azmi ile kapalı karoseri olan ilk aracı üretir. Paris Billancourt’ta açılan garaj artık bir fabrikaya dönüşmüştür ve 110 çalışanı bulunmaktadır. Paris – Trouville yarışını kazandıktan 1 yıl sonra spor E model Renault ile Paris – Bordeaux ve Paris – Berlin yarışlarını kazanırlar. Bu yarışlarda adeta bir şov sergileyen gençler, hız kesmeden yenilikler yapmaya devam ederler.

1902 yılında iki silindirli H modeli ve dört silindirli K modelini (resimde gördüğünüz model) üretirler. K modeli ile Paris – Viyana yarışını kazanırlar. Yıl 1903’e geldiğinde ise Paris – Madrid yarışında bir kaza meydana gelir ve Marcel hayatını kaybeder. Marcel’in ölümünden sonra Fernand da çok dayanamaz ve o da hayata veda eder.

Renault’un Faytoncularla Gelişen Tarihi

  Louis, kardeşlerinin ölümünden sonra tek başına kalır ve biraz güç kaybeder. Buna rağmen aklında sürekli uçuşan fikirlerini engelleyemez ve gerçekleştirmeye devam eder. Bu fikirlerden birisi, Parisli faytoncularaatsız araba satmaktır. Bu faytoncular ise emektar arabalarını satarlar ve Renault’un iki silindirli arabalarından satın alırlar. Louis Renault böylece iyi bir başarı elde eder ve kendini bu yönde geliştirmeye devam eder.

Louis, talepler arttıkça seri üretime geçer ve çalışanların uzmanlık alması için çaba gösterir. Birini döşeme konusunda uzman yaparken, diğerini boyacılıkta uzmanlaşması için eğitimlere gönderir. Bu şekilde Renault şirketi kuruluşundan 9 yıl sonra New YorkLondra ve Berlin‘de de şube açmayı başarır. Ardından gemi ve uçak motorları da üretir.

İşleri büyüdüğü zaman Louis, kardeşlerinin yokluğunu daha fazla hisseder. Yalnızca imalat ile uğraşmayan şirketin, pazarlama ve muhasebe işleri de doğal olarak yoğunlaşmıştır. Buna rağmen Louis’in önceliği her zaman iyi bir araba olmuştur. Ürettiği arabaları sürekli geliştiren Louis, ilk amortisörü, ilk soldan direksiyonu ve ilk servo freni üreterek rakiplerini geride bırakır. Yıl 1914’ü gösterdiğinde ise “Societe des Automobiles Renault” 4.400 çalışanı ile bir sanayi devi olur. 1918 yılında da çalışan sayısını 22 binin üzerine çıkar. Ambulans, itfaiye arabası, kamyonet üretimine de başlayan şirket, baklava dilimine benzeyen logosunu küçük arabalardan en lüks arabalara kadar koymayı başarmıştır.

Kaynak :

oyak-renault.com
Paratic.com
bilgiustam.com

 

YerliWiki